Temel Göstergeler
Resmi AdıKolombiya Cumhuriyeti
Yönetim BiçimiBaşkanlık Tipi Parlamenter Demokrasi
Bağımsızlık Tarihi20 Temmuz 1810
BaşkentBogota (8 milyon)
Yüzölçümü1.141.748 km2
Nüfusu49.5 milyon (2018)
Nüfusun Etnik Dağılımı%84 Mestizo (İspanyol-Yerli melez topluluğu), %10 Afro-Kolombiyalı, %3 Amerikalı-Hintli, %3 diğerleri
İklimiKıyı kesimleri ve doğu bölgelerindeki vadilerde tropikal iklim görülür, yüksek kesimlerde ise daha ılıman bir iklim hâkimdir.
Coğrafi KonumuGüney Amerika’nın kuzeybatısında yer alan Kolombiya, batıdan Brezilya ve Venezuela, doğudan Pasifik Okyanusu, güneyden Ekvator ve Peru, kuzeyden Panama ve Karayip Denizi ile çevrilidir.
KomşularıVenezuela (2.341 km), Brezilya (1.790 km), Peru (1.494 km), Ekvator (708 km), Panama (339 km), kıyı şeridi (3.208 km -1.760 km Karayip Denizi, 1.448 km Pasifik Okyanusu)
Dilİspanyolca
Din%93 Hristiyan, %7 diğerleri
Ortalama Yaşam Süresi75.9 yıl (2017)
Okuma-Yazma Oranı%94.2 (2015)
Para BirimiKolombiya Pezosu
Millî Gelir309.197 milyar dolar (2017 IMF)
Kişi Başı Ortalama Milli Gelir6.273 dolar (2017 IMF)
İşsizlik Oranı%17.5 (2017)
Enflasyon Oranı%4.3 (2017)
Reel Büyüme Hızı%1.8 (2017)
Yoksulluk Oranı%28 (2017)
İhracat ÜrünleriPetrol, kömür, zümrüt, kahve, çiçek, nikel, muz, hazır giyim, palm yağı, binek otomobil, petrol yağları
İthalat ÜrünleriPetrol yağları, telefon cihazları, binek otomobiller ve motorlu taşıtlar, ilaç, elektronik cihazlar, mısır, hava araçları, soya fasulyesi, buğday, cerrahi alet ve cihazlar, etilen polimerler, oto yedek parçaları
Başlıca Ticaret OrtaklarıABD, Çin, Meksika, Panama, Hollanda, Ekvator, Türkiye, Brezilya, Peru, Almanya, Japonya

Ülke Tarihi

Kolombiya topraklarında yapılan arkeolojik çalışmalar, bu coğrafyadaki ilk insan yaşamını M.Ö. 18-8 binler arasına tarihlemektedir. Bazı bölgelerde ise paleolitik dönemde M.Ö. 8 ila 2 binler arasına tarihlenen izler bulunmuştur. San Jacinto şehrinin de M.Ö. 4000’lerde kurulduğu tahmin edilmektedir. Kızılderili kabileleri bölgeye M.Ö ilk bin yıl içerisinde yerleşmeye başlamış ve burayı yurt tutmuşlardır. Bu tarihlerden itibaren 16. yüzyıl başlarına kadar devam eden süreçte yaklaşık 2 bin yıl yerli yönetimler varlığını sürdürmüş, bu süreçte Muisca, Quimbaya, İnka, Sinu, Tayrona gibi pek çok devlet bölgede hüküm sürmüştür.

Her ne kadar ülke, adını sömürgeci Kristof Kolomb’dan almışsa da, Kolomb bu topraklara hiç ayak basmamıştır. Bölge, 1525 yılında İspanya tarafından işgal edilerek ele geçirilmiş ve ilk olarak 1535 yılında Santa Marta şehri, ardından 1538 yılında bugünkü başkent Bogota şehri kurulmuş ve Bogota bölgenin başkenti ilan edilmiştir. 1564 yılında ise bölgeye ilk İspanyol valisi atanmıştır. 18. yüzyıl başlarında ise Ekvator, Panama, Venezuela ve Yeni Granada’yı da kapsayacak şekilde Kolombiya Genel Valiliği oluşturulmuştur. Kolombiya’da yaklaşık üç asır devam eden İspanyol hâkimiyeti boyunca, Afrika’daki diğer sömürge bölgelerinden getirilen köleler, başta kahve ve şeker üretimi olmak üzere, Kolombiya’daki zengin kaynakların üretiminde kullanılmıştır.

19. yüzyıl başlarına kadar bölgedeki İspanyol hakimiyeti devam ederken, Bu tarihlerde İspanya’nın Napolyon tarafından işgali ve takip eden süreçte İspanya’nın güç kaybetmesi, Güney Amerika kıtasında öteden beri var olan bağımsızlık mücadelesini daha da hızlandırmış ve nihayet 1910 yılında Kolombiya’nın bağımsızlık ilanı gerçekleşmiştir. Bağımsızlık ilanı sonrasında İspanya’nın bölgenin hakimiyetini ele geçirmek için yaptığı girişimler netice vermemiş ve 1819’da, bugünkü Kolombiya, Venezuela, Panama, Guyana ve Brezilya’nın bir kısmını teşkil eden topraklarda Büyük Kolombiya Cumhuriyeti kurulmuştur. Ancak diğer ülkelerin birer birer birlikten ayrılması üzerine 1830 yılında bu federatif yapı dağılmıştır.

1903 yılında ABD’nin politik çıkarları doğrultusunda Panama, Kolombiya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiş ve aynı yıl Panama Kanalı’nın kullanım hakkını ABD’ye devretmiştir. Bu durum ABD ve Kolombiya arasında uzun yıllar devam edecek olan politik bir gerilime yol açmış, nihayet 1921 yılında ABD, yaşanan süreç sebebiyle Kolombiya’ya 25 milyon dolar tazminat ödemiştir. 1934 yılına gelindiğinde ise bu kez Peru ile Amazon havzalarındaki toprakların hakimiyeti ile ilgili antlaşmazlık nedeniyle patlak veren savaş Milletler Cemiyeti’nin girişimleri ile neticelenmiş ve söz konusu topraklar Kolombiya’ya verilmiştir.

20. yüzyılın ortalarında ülke içinde başlayan politik gerilim ve buna bağlı olarak ortaya çıkan çatışma ortamı uzun yıllar devam etmiş ve Kolombiya’nın siyasal açıdan istikrara kavuşmasının önünde büyük bir engel oluşturmuştur. 1948 yılında liberal başkan adayı Jorge Eliecer Gaitan’ınsuikaste kurban gitmesi ile fitili ateşlenen bu çatışmalar tarihe La Violencia/Şiddet olarak bilinmektedir. ABD’nin etkin destek verdiği bu çatışmalar, devlet güçleri ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC), Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ve irili ufaklı diğer örgütler arasında uzun yıllar devam etmiştir. Uzun yıllar devam eden müzakereler sonunda hükümet güçleri ile FARC arasında 2016 yılında antlaşmaya varılmışsa da, çatışmalarda bugüne kadar 200 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Ülkenin ikinci büyük silahlı örgütü olan ELN ile müzakereler ise devam etmektedir.

Siyasî Yapı

Başkanlık tipi parlamenter demokrasi ile yönetilen Kolombiya’da, devlet başkanı dört yılda bir seçimle belirlenmekte ve hem devletin hem de hükümetin başı olarak görev yapmaktadır. 2018 yılında yapılan anayasa değişikliği ile devlet başkanının yalnızca bir dönem görev yapabilmesi kabul edilmiştir. Yasama organı olan parlamento, 102 üyesi bulunan senato ve 166 üyeli temsilciler meclisi olmak üzere iki kanattan oluşmaktadır. Ülke idarî olarak başkent Bogota ve 32 vilayete ayrılmıştır.

Ülkede son seçimler, ilk turu Mayıs, ikinci turu Haziran ayında olmak üzere 2018 yılında gerçekleştirilmiştir ve ikinci tur sonucunda oyların %54’ünü alan Ivan Duque Marquez seçimi kazanarak Ağustos ayında göreve başlamıştır.

Ekonomik Durum

Gelişmekte olan bir ekonomiye sahip Kolombiya, Latin Amerika’nın Brezilya, Meksika ve Arjantin’den sonra dördüncü, dünyanın 40. büyük ekonomisi konumundadır. Son on yılda 3.6’lık ortalama büyüme yakalayan Kolombiya, son yıllarda yabancı yatırımcıların da ilgi odağı olmuştur. Buna karşın ülkenin öteden beri devam eden yüksek yoksulluk ve işsizlik oranları, başlıca mücadele alanları olarak öne çıkmaktadır.

Ülke ekonomisi büyük oranda enerji ve madenciliğe dayalıdır. Zengin kömür rezervleri Kolombiya ekonomisi açısından hayatî önem taşımaktadır. Kıtanın Dünyanın üçüncü büyük kömür üreticisi olan Kolombiya, aynı zamanda 1.6 milyar varil petrol, 110 milyar metreküp doğalgaz rezervine sahiptir ve kıtanın en büyük dördüncü petrol üreticisi konumundadır.Ülkede sanayi sektörü de gelişmiştir. Petrol ve maden işleme dışındaki başlıca sanayi alanları tekstil, hazır giyim, otomobil montaj ve kimyadır.

Tarım sektörü de ülke ekonomisinin hayat damarlarından biridir. En önemli tarım ürünleri dünya üretiminde üçüncü sırada yer alınan kahve ve ikinci sırada yer alınan kesme çiçektir. Diğer başlıca ürünlerse, muz, pirinç, tütün, mısır, şeker kamışı, yağlı tohumlar ve kakaodur. Öte yandan binlerce kilometrelik kıyı şeridine sahip olan ülkede balıkçılık ve ormancılık da gelişmiştir.

Kolombiya’nın dış ticaret hacmi 80-90 milyar dolar bandındadır. Son olarak 2017 yılında 46 milyar doları ithalat, 37.7 milyar doları ihracat olmak üzere toplam dış ticaret hacmi 83.8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. En önemli ihracat kalemleri ham petrol, taş kömürü ve kahve olup, bunları petrol yağları, kesme çiçek, altın ve muz takip etmektedir. Başlıca ithalat ürünleri ise petrol yağları, telefon cihazları, motorlu taşıtlar ve binek otomobiller, ilaç, hava araçları ve elektronik cihazlardır. Kolombiya’nın en önemli ticaret ortağı ihracatta %29, ithalatta %26’lık payı ile ABD’dir. Dış ticaretteki diğer önemli aktörlerse Çin, Meksika, Brezilya, Almanya, Panama ve Hollanda’dır. 

Türkiye ile İlişkiler

Türkiye ile Kolombiya arasındaki ilişkiler son yıllarda kazandığı ivme ile olumlu yönde seyretmektedir. Türkiye’nin 2010 yılında Bogota Büyükelçiliği’ni, 2011 yılında ise Kolombiya’nın Ankara Büyükelçiliği’ni hizmete açması, ikili ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlamıştır. Öte yandan 2011 yılında Juan Manuel Santos’un ülkemize, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın da 2015 yılında Kolombiya’ya gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki devlet başkanlığı düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaretler olarak kayda geçmiştir.

İki ülke arasındaki ticarî ilişkiler coğrafî uzaklığa rağmen oldukça güçlüdür ve giderek artan bir kapasiteye sahiptir. Öyle ki iki ülke arasında, 2007 yılında 285 milyon dolar olan toplam ticaret hacmi, 2017 yılında 184 milyon doları Türkiye’den Kolombiya’ya ihracat, 1.68 milyar doları ithalat olmak üzere toplamda 1.87 milyar dolara yükselmiştir. Bu rakamlar itibariyle Kolombiya, Güney Amerika kıtasında Brezilya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük ticarî ortağı konumundadır. Türkiye’nin Kolombiya’ya ihraç ettiği başlıca ürünler demir-çelik, çimento, kara taşıtları aksamı ve yedek parçaları ve hazır gıda mamulleridir. Türkiye’nin Kolombiya’dan ithalatının %96 gibi tamamına yakınını taşkömürü ve taşkömüründen elde edilen yakıtlar oluşturur. Diğer ithalat kalemleri kok kömürü, altın, muz ve kahvedir.

Türkiye ile Kolombiya arasında ticaret, siyaset, kültür, turizm gibi farklı alanlarda bugüne kadar 7 antlaşma imzalanmıştır. Bunlardan biri de vize muafiyeti alanında olup, iki ülke arasında vizesiz seyahat edilebilmektedir. Öte yandan 2011 yılından bu yana devam etmekte olan serbest ticaret antlaşmasına ilişkin müzakerelerin olumlu neticelenmesi halinde, ticarî ilişkilerin daha da güçlenmesi beklenmektedir.